9 Kasım 2014 Pazar

DAHA CİDDİ?

Bugünlerde aklıma en çok ÖLÜM geliyor.

Neden bilmiyorum. Belki de daha önce hiç çok yakın bir akrabamı veya arkadaşımı kaybetmediğim içindir. Yani klasik kaybetme korkusu yüzündendir..

Kaç yıl önce izledim hatırlamıyorum. Beni en etkileyen repliklerden biriydi Kaybedenler Kulübü'nde Nejat İşler'in sorduğu soru.. 'ÖLÜMÜN OLDUĞU YERDE DAHA CİDDİ NE OLABİLİR?'

Sizin de kafanız zaman zaman bu düşüncelerle dolmuştur mutlaka. Mesela ben sevdiğim biriyle kavga ettiğimde ya da küstüğümde aklıma hep 'ya ona bir şey olursa o zaman ne yaparım, değer mi küs kalmaya, kalp kırmaya?' diye düşünürüm ve o an haklı da olsam haksız da olsam içimde müthiş bir özür dileyip barışma isteği doğar.. Bazen bu isteğe boyun eğsem de çoğu zaman gurur yapıp barışmak için ilk adımı karşımdaki insandan beklerim.

Dargınlıklar, kırgınlıklar, işittiğiniz kötü sözler vs... Her şey affedilir, unutulur.. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı insanoğlu mutlu olamazdı, hep geçmişe takılı kalırdı. Affetmek büyüklüktür, özür dilemek ise ondan daha büyük bir eylemdir bence.. Her insan özür dileyemez, bazıları kendini haklı gördüğü için yapmaz bunu, bazıları hiçbir şey olmamış gibi davranınca da düzeleceğini düşündüğü için, bazları gururdan, bazıları ise özür dilemeyi küçüklük olarak gördüğünden.. Oysa bir nefese bağlı olan şu hayatımızın biteceğini düşünmüyoruz hiç.. Kırıyoruz birbirimizi hiç O'nsuz kalmayacakmışız gibi..

Hayat çok plansız, nerede ne yaşayacağını bilemiyor insan. Bu yüzden küçük olaylar hakkında karar verirken, tartışırken bir düşünün 'En kötü ne olabilir? Ben bu kötü sonucu kaldırabilir miyim? Yapacağım şey yaşayacaklarıma değer mi?' diye..

Şimdi sırası sizde.. Kiminle küs olduğunuzu kimi kırdığınızı bir kez daha düşünün bakalım sevgili dostlarım..

Bir daha görüşünceye dek,

Sağlıcakla kalın!


19 Temmuz 2014 Cumartesi

Her Şerde Bir Hayır..

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba arkadaşlar. :)
Bu başlık altında sizlerle paylaşmak istediklerim var. Son zamanlarda başımdan geçen olaylar bana sürekli bu cümleyi hatırlatır oldu.

Eveeeeettt.. Gelelim bu cümlenin hikmetine..
Kimi zaman bir teselli cümlesi olarak kimi zaman da üzüldüğünüz bir şeyin üzerine iyi haberler aldığınızda siz de kullanmış veya duymuşsunuzdur. Yanılıyor muyum?
(DİPNOT: Hiç sanmıyorum ;) )

Unutmayalım ki ağzımızdan çıkan her kelime, birine karşı takındığımız her tavır veyahut verdiğimiz her bir karar bizim kaderimizi belirliyor. Sonradan keşke diyoruz çoğu zaman.. Peki ya keşke dememiş olsaydık? Gerçekten mutlu mu olacaktık dersiniz?
Keşke o hatayı yapmasaydım diyebiliyorsanız bugün, tecrübenizdendir. Zira o hata dediğiniz şeyi hata olduğunu bilerek yaptığınızı sanmıyorum. Şirketinizin girdiği bir ihalede bir sıfır eksik yazdığınız için ihaleyi kaybedebilirsiniz. Patronunuzdan azar işitip hatta işinizden dahi olabilirsiniz. Lakin üzülmeyin belki de bilmeden yaptığınız bu hata şirketinizi bir zarardan kurtarmıştır, olamaz mı ? Olabilir.

Çoğu insan gibi siz de aşk acısı çekmişsinizdir. Deliler gibi sevdiğiniz kişiyle ayrılmışsınızdır. Kimi zaman kıskançlık kimi zaman ihanet kimi zaman da anlaşmazlıklar neden olmuştur buna. Gecelerce ağlamış keşkeler içinde girmişsinizdir yatağınıza. Peki ya evleneceğiniz kişiyi daha çok seveceğiniz gelmedi mi hiç aklınıza? Evlendikten sonra iyi ki onunla ayrılmışız diyeceksiniz belki de belli mi olur?
Eeee boşuna mı demişler 'Her şerde bir hayır vardır' diyee..
Böyle düşünüp böyle hareket etmezsek nasıl geçer ki bu ömür öyle değil mi?


VELHASIL KELAM;
Hayat böyle şeylere üzülecek kadar uzun değil içinizde bulunduğunuz durumun tadını çıkarmaya bakın. Bırakın giden gitsin bırakın biten bitsin.. Ben öyle yaptım..
Siz de artık üzülmeyinn.. Çok istemeyin hiçbir şeyi. Sizin için hayırlısı ne ise onu isteyin.
Unutmayın Allah insanı en çok sevdikleri ve istedikleriyle sınar.

Sağlıcakla neşeylee umutlaa kalın.


Sevgilerimle dostlarım..

4 Mart 2014 Salı

YA ÖYLEYSE?

Eminim ki 'o hayatta öyle şey yapmaz' dediğiniz insanlar olmuştur hayatınızda. Konduramamışsınızdır o davranışı ya da sözü sevdiğinize, ailenizden birine, akrabalarınıza ve ya arkadaşınıza..

Siz onun için bu düşünceleri beslerken olaya sadece kendi açınızdan bakarsınız. Oysa unuttuğunuz bir şey vardır ki o da:
'Kimse kimsenin ne yaşadığını ve ne hissettiğini tam olarak bilemez.' 
Herkesin kendine sakladığı duyguları kimseyle paylaşamadığı düşünceleri vardır. Bunun sebebi sizden alacağı tepkiden ve ya bunları açıkça ifade etmek istememesindendir. İşte tam bu nokta yalanın başlangıcıdır ve onun tanımadığınız dünyasının giriş kapısıdır. 

Mevlana'nın dediği gibi biri olmak çok zor 'Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol'.. 
Kim başarabilmiştir ki bunu? Sahi var mıdır günümüzde böyleleri? Sanmıyorum. 

Kendi sınırlarımızı bile bilmezken başkası için yorum yapabilmek nasıl bir içgüdüdür? 

Siz siz olun fazla güvenmeyin, her söylediği doğru değildir karşınızdakinin.. Siz onu, kendisini anlattığı kadarıyla tanıyabilirsiniz ötesi yoktur bunun. Söylemez demeyin, yapmaz demeyin.. İnsanlık hali olabilir deyin. 
Ve son olarak da BÜYÜK konuşmayın, BEN HAYATTA YAPMAM demeyin.. 

Unutmayın ki  kınadığınız, güldüğünüz ve yapmam dediğiniz şey başınıza gelmeden ÖLMEZSİNİZ.. 

BİRAZ NOSTALJİ..
Sağlıcakla neşeyle kalın.. 

13 Şubat 2014 Perşembe

Tutamadım Kendimi Çünkü...

Herkese Merhabalar..

Bazen öyle bir noktaya gelir ki insan anlatmak ister içindekileri, karşısındakinin onu sabırla ve anlayarak dinlemesini ister. Bu yüzden TutamadımKendimi adı altında sizlerle paylaşmak istediklerim var. Sosyal medya sağolsun imdadıma yetişti 'Bir blog da ben açayım' dedim ve şimdi karşınızdayım :) İyi mi ettim kötü mü bilemiyorum artık buna da siz karar verirsiniz .

Ben burada sizlerle genel olarak başımdan geçen olayları, en özel ve güzel anılarımı, edindiğim bilgileri paylaşıp, bunları fotoğraflarla süslemeyi düşünüyorum. Kimi zaman sizi de alıp bir yerlere götürmek, benim hissettiklerimi hissettirmek istiyorum. Kendi duygu ve düşüncelerimden, herkesin yaptığı ve kaçınılmaz olan hatalarımdan bahsetmek istiyorum. Umarım beni takip etmekten sıkılmazsınız.

Şimdi sizinle dinlemekten bıkmadığım o güzel şarkıyı paylaşmak istiyorumm..

Bu kısa tanışma kaynaşma yazısından sonra ilk ilham ne zaman gelir de ilk hangi konuyla karşınıza çıkarım zaman gösterecek..
O zamana kadar sağlıkla mutlulukla kalın...